İnatlaşma ve Market Krizleri: Çocuğuma Ağlamadan Nasıl "Hayır" Derim?
- İlayda Baycan
- 11 Ağu
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 22 Ağu
Hepimizin başına en az bir kere gelmiştir: Kalabalık bir marketin ortasında, sırf o çikolatayı veya oyuncağı almadığınız için kendini yerlere atıp çığlık çığlığa ağlayan bir çocuk ve etrafta size "Ne biçim ebeveyn" der gibi bakan gözler... O an yer yarılsa da içine girsem diye düşünürken, bir yandan da sırf sussun diye o isteği yerine getirmemek için kendinizle büyük bir savaş verirsiniz.
Peki, çocuklarımıza sınır koyarken bu krizleri yaşamaya mecbur muyuz? Çocuğunuzla aranızdaki bağı koparmadan, onu ağlatmadan ve kendinizi tüketmeden "hayır" demek mümkün mü?
Neden "Hayır" Dediğimizde Kıyamet Kopuyor?
Çocuklar doğaları gereği sınırları test etmek isterler. Sizin ne kadar ileri gidebileceğinizi, "hayır" dediğinizde bu kararın ne kadar kalıcı olduğunu görmek onların dünyayı anlama biçimidir. Bir çocuk markette ağlama krizine girdiğinde aslında amacı sizi sinirlendirmek veya yormak değildir; sadece duygularını nasıl yöneteceğini henüz bilmiyordur ve hayal kırıklığıyla o an baş edemiyordur.
Eğer daha önceki krizlerde, sırf etrafa mahcup olmamak veya ağlamasını susturmak için "hayır" dediğiniz bir şeye sonradan "evet" dediyseniz, çocuğunuz şu formülü çoktan öğrenmiştir: "Eğer yeterince uzun süre ve yüksek sesle ağlarsam, istediğimi elde edebilirim."
Market Krizlerini Büyümeden Çözmek İçin 3 Altın Kural
Bu kısır döngüyü kırmak ve evde veya dışarıda yaşanan öfke krizlerini şefkatli bir sınırla durdurmak için şu üç adımı uygulayabilirsiniz:
1. Kriz Çıkmadan Önce "Ön Anlaşma" Yapın
Çocuklar belirsizliği sevmezler. Markete girmeden önce, arabadayken veya kapının önündeyken beklentilerinizi net bir şekilde konuşun. "Şimdi içeri gireceğiz ve sadece akşam yemeği için gerekli olan malzemeleri alacağız. Bugün oyuncak veya çikolata alma günümüz değil. Bana market arabasını itmede yardım etmek ister misin?" Bu ön konuşma, çocuğun içeride neyle karşılaşacağını bilmesini sağlar ve sürpriz hayal kırıklıklarını önler.
2. Kriz Anında Göz Teması ve "Duygu Aynalaması"
İşler planlandığı gibi gitmedi ve kriz başladıysa, yapacağınız ilk şey sakinliğinizi korumaktır. Siz öfkelenir ve bağırırsanız, çocuğun öfkesi daha da alevlenir. Çömelip onun göz seviyesine inin ve duygusunu anladığınızı gösterin: "Şu an o çikolatayı almadığım için bana çok kızgınsın, bunu çok istediğini biliyorum." Çocuk anlaşıldığını hissettiğinde o devasa öfke balonu yavaşça sönmeye başlar. Duygusunu onaylayın ama kuralı esnetmeyin: "Bunu çok istiyorsun anlıyorum ama bugün çikolata almıyoruz."
3. Seçenek Sunarak Kontrol Hissini Geri Verin
İnatlaşma krizlerinin temelinde "güç savaşı" yatar. Çocuğunuza seçme hakkı tanıyarak o güç savaşından çıkabilirsiniz. Sürekli "yapma, dokunma, hayır" demek yerine alternatif sunun: "O çikolatayı alamayız ama kasaya giderken elmaları poşete sen mi koymak istersin, yoksa ekmeği sen mi taşımak istersin?" Bu küçük seçenekler, çocuğa kontrolün bir kısmının kendisinde olduğu hissini verir ve odağını krizden uzaklaştırır.
İnatlaşmalar Deva

m Ediyorsa Ne Zaman Destek Alınmalı?
Bazen evdeki sınırlar o kadar silikleşmiştir ki, ebeveynlerin kendi başlarına bu düzeni yeniden kurması çok zorlaşabilir. Eğer öfke krizleri marketten eve, evden okula taşıyorsa; çocuğunuz size vurma, eşyaları fırlatma gibi davranışlar gösteriyorsa profesyonel bir destek sürecine girmek en sağlıklı adımdır.
Eskişehir'deki psikolojik danışmanlık merkezimizde, çocukların bu yoğun öfke ve inatlaşma duygularını çocuk merkezli oyun yaklaşımlarıyla güvenli bir oyun odasında çalışıyoruz. Çocuk, içindeki o kontrol edilemez öfkeyi oyunun iyileştirici gücüyle dışa vururken, ebeveyn danışmanlığı görüşmelerimizde sizlerle "kriz anlarında nasıl şefkatli ve net bir otorite kurulur" adım adım planlıyoruz.
Unutmayın, çocukların sınırlara duvarlara çarptığı gibi çarpmaya ihtiyacı vardır; o duvarların yıkılmadığını görmek onlara kendilerini güvende hissettirir. Sınır koymak, çocuğunuzu sevmediğiniz anlamına gelmez; aksine onun dünyasını güvenli hale getirdiğiniz anlamına gelir.



Yorumlar